İçeriğe geç
USD50,02EUR56,34Gram Altın6.519
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

"Ağrı kesicilerin çok sık kullanımı baş ağrısını kronikleştirebilir"

Sık sık ağrı kesici kullanmanın zamanla baş ağrılarının daha sık yaşanmasına neden olabileceğini belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ersel Dağ, "Baş ağrısı yaşayan kişilerin ağrı kesici ihtiyacı giderek artıyorsa veya a…

KapadokyaOne4 dk okuma
Paylaş
Doç. Dr. Ersel Dağ
Doç. Dr. Ersel Dağ

Ğrıları daha sık hâle geliyorsa bu durum ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısının işareti olabilir. Migren tedavisinde yalnızca atak sırasında ağrıyı gidermeye değil, gerektiğinde atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yönelik koruyucu tedavilere de odaklanmak gerekir" dedi.

Migren, yalnızca baş ağrısıyla sınırlı kalmayıp bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle günlük yaşamı da etkileyebiliyor. Bazı kişilerde atak öncesinde farklı belirtiler görülebilirken, baş ağrısının türünü doğru belirlemek ve tedaviyi kişiye özel planlamak önem taşıyor.

"Migren atağı başlamadan saatler önce sinyal verebilir"

Migren atağından saatler, bazen günler önce yorgunluk, sık esneme, dikkat dağınıklığı, ruh hâli değişiklikleri ve boyun tutulması gibi belirtiler görülebileceğini dile getiren Medical Park Bahçelievler Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ersel Dağ, "Bu öncü belirtiler herkeste görülmez ve tek başına migren tanısı koydurmaz. Bazı kişilerde ışık çakmaları ve uyuşma gibi aura belirtileri de yaşanabilir. Kişinin bu belirtileri tanıması, ataklarını yönetmesine yardımcı olabilir" diye konuştu.

"Her baş ağrısı migren değildir"

Baş ağrısının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Dağ, "Migren genellikle orta veya şiddetli, zonklayıcı ve sıklıkla başın bir tarafında hissedilen bir ağrıyla seyreder. Bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti eşlik edebilir; yürüme gibi olağan fiziksel hareketler ağrıyı artırabilir. Gerilim tipi baş ağrısı ise çoğunlukla başın iki tarafında baskı veya sıkışma şeklinde hissedilir. Baş ağrısının türünü belirlemek için hastanın öyküsü, ağrının özellikleri ve nörolojik muayene birlikte değerlendirilir. Her hastada görüntüleme yapılması gerekmeyebilir" ifadelerini kullandı.

"Uyku düzensizliği, stres ve açlık migren ataklarını tetikleyebilir"

Migren ataklarını tetikleyen etkenlerin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Doç. Dr. Dağ, "Yetersiz uyku, uyku saatlerinin değişmesi, uzun süre aç kalmak, susuzluk, stres ve stres sonrasındaki gevşeme bazı kişilerde migren atağını tetikleyebilir. Hormonal dalgalanmalar ve hava değişimleri de etkili olabilir. Ancak tetikleyiciler kişiye özeldir; bu nedenle belirli yiyecekleri herkese yasaklamak doğru değildir. Baş ağrısı günlüğü tutarak ağrı günlerini, uyku düzenini, öğünleri ve kullanılan ilaçları kaydetmek, kişiye özgü tetikleyicileri belirlemeye yardımcı olabilir" dedi.

"Sık baş ağrısı yaşayanlar nöroloji uzmanına başvurmalı"

Baş ağrılarının sıklığının ve günlük yaşama etkisinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Dağ, "Kronik migren, genellikle üç aydan uzun süre boyunca ayda en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu günlerin en az 8’inde migren özelliklerinin bulunması durumunda düşünülmelidir. Baş ağrıları sıklaşıyor, iş ve aile yaşamını aksatıyor veya ilaç ihtiyacı giderek artıyorsa nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Baş ağrısı günlüğü, tanı sürecinde ve tedavinin etkinliğini değerlendirmede önemli bir yardımcıdır" şeklinde konuştu.

"Sık ağrı kesici kullanımı baş ağrısını kronikleştirebilir"

Ağrı kesicilerin sık kullanımının baş ağrılarını artırabileceğini kaydeden Doç. Dr. Dağ, "Basit ağrı kesicilerin ayda 15 gün veya daha fazla, triptanların ya da bazı kombine ilaçların ise ayda 10 gün veya daha fazla kullanılması risk oluşturabilir. Bu durumun üç aydan uzun sürmesi, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısına yol açabilir. İlaç kullanımını kendi kendine artırmak yerine hekime danışmak ve gerektiğinde koruyucu tedavileri değerlendirmek önemlidir" dedi.

"Migren tedavisinde yeni nesil koruyucu yöntemler kullanılabiliyor"

Migren tedavisinde klasik ilaçların yanı sıra hastalığın biyolojik mekanizmasını hedefleyen yeni nesil seçeneklerin de bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Dağ, "CGRP (Kalsitonin Gen İlişkili Peptit) yolunu hedefleyen tedaviler, migren ataklarını önlemek amacıyla kullanılabilen koruyucu tedavi seçenekleri arasındadır. Özellikle sık atak yaşayan, yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenen veya klasik koruyucu tedavilerden yeterli yarar görmeyen uygun hastalarda değerlendirilebilir. Atak tedavisi ağrı başladığında belirtileri azaltmayı amaçlarken koruyucu tedavi atakların sıklığını ve şiddetini düşürmeyi hedefler. Tedavi seçimi hastanın sağlık durumu, atak sıklığı ve önceki tedavilere yanıtına göre kişiselleştirilmelidir" dedi.

"Ani ve şiddetli baş ağrısı ihmal edilmemeli"

Bazı baş ağrılarının acil değerlendirme gerektiren sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Dağ, "Saniyeler veya dakikalar içinde en şiddetli düzeye ulaşan, kişinin alışık olduğu ağrılardan belirgin şekilde farklı olan baş ağrıları acil olarak değerlendirilmelidir. Baş ağrısına güç kaybı, yüzde kayma, konuşma bozukluğu, bilinç değişikliği, nöbet, ateş ve ense sertliği ya da görme kaybı eşlik etmesi de önemli uyarı işaretleridir. Bu tür belirtilerde yalnızca ağrı kesici almak yerine acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır" açıklamasında bulundu.

"Düzenli uyku ve beslenme migren yönetimini destekliyor"

Migren yönetiminde sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Dağ, "Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, düzenli beslenmek, yeterli su içmek ve kişiye uygun fiziksel aktivite yapmak migren ataklarının yönetilmesine yardımcı olabilir. Kafein tüketiminde aşırıya kaçmamak, stres yönetimine zaman ayırmak ve baş ağrısı günlüğü tutmak da yararlı olabilir. Bu kayıtlar hem olası tetikleyicileri fark etmeye hem de tedavinin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmeye yardımcı olur" ifadelerini kullandı.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.