Bir zamanlar güç ve servetin simgesiydi: Gesi güvercinlikleri 250 yıldır ayakta
Kayseri’nin Melikgazi ilçesi Gesi Mahallesi’ndeki tarihi güvercinlikler, yalnızca kuşların barınması ve tarımsal üretim için değil, Osmanlı Cihan Devleti döneminde barut yapımında kullanılan güherçilenin elde edilmesi…

Nde de önemli rol oynadı. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtım Vakfı (ÇEKÜL) Kayseri İl Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, bölgedeki güvercinliklerin yaklaşık 200-250 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu yapıların Anadolu’nun kültürel ve ekonomik tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Kayseri’nin Melikgazi ilçesi Gesi Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 200-250 yıllık güvercinlikler dikkat çekiyor. ÇEKÜL Kayseri İl Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, Gesi’nin önemli kültür varlıklarından birinin güvercinlikler olduğunu ifade ederek, "Melikgazi ilçesinin güzide yerlerinden bir tanesi Gesi. Bu mahallenin önemli bir kültür varlığı var, o da güvercinlikler. Gesi, Yeşilyurt veya Koramaz Vadisi denilince güvercinlikler hep ön plana çıkmakta. Fakat en yoğun şekilde Gesi’deki bölgede var" dedi.
"Güvercin sadece eti ve tüyü için değil, gübresi için de önemliydi"
Güvercinlerin geçmişte birçok farklı amaçla kullanıldığını anlatan Özsoy, elektrik ve buzdolabının olmadığı dönemlerde güvercin etinin önemli bir besin kaynağı olduğunu, tüylerinden yastık ve yorgan yapıldığını, haberleşmede de kullanıldığını kaydetti. Güvercin gübresinin ise içerdiği azot ve potasyum nitrat bakımından oldukça değerli olduğunu belirten Özsoy, özellikle Kapadokya bölgesindeki üzüm bağlarında güvercin gübresinden yaygın şekilde faydalanıldığını söyledi. Güvercin gübresinin yalnızca Kayseri ve çevresinde değil, Diyarbakır’da karpuz yetiştiriciliğinde de kullanıldığını aktaran Özsoy, İran’da da benzer yapıların bulunduğunu dile getirdi. Özsoy, "Güvercinlikler; bütün tarih boyunca oldukça önemli bir yapı. Güvercin; öncelikle elektrik ve buzdolabının olmadığı zamanlarda pratik olarak ete ulaşmak için son derece uygun ve pratik bir yöntem. Bununla beraber kemikleri son derece zarif, bir kıyma yapmak istediğiniz vakit etiyle beraber dövebiliyorsunuz, küçük parçalara ayırabiliyorsunuz. Her zaman ulaşabiliyorsunuz. Bununla beraber yastık ve yorgan yapmak için tüyünü kullanıyorsunuz. Çoğu zaman da haberleşmek için de kullanılmış. Güvercinin bir özelliği daha var ki çok önemli; bu özellik de gübresi. Halen günümüzde de yaygın ve diğer gübrelerle kıyaslandığı zaman pahalı, ulaşılması zor ve kıymetli bir gübre. Çünkü barındırdığı azot ve potasyum nitrat bakımından oldukça zengin. Kapadokya’da en çok üzüm bağlarında kullanılmış. Üzümlerin gübre ihtiyacının büyük bir kısmı güvercin gübresinden temin edilmiş. Sadece bizde değil, Diyarbakır’da karpuzlar için yaygın kullanılmış. Bu aks üzerinde bir de İran’da var. Bunların isimleri bizde güvercinlik veya kuşluk, Diyarbakır’da boranhane, İran’daki ise kebuterhane. Ama yapılar olarak baktığımız zaman en ihtişamlı yapılar İran’da. Neredeyse mimari bir ihtişamı, süslü yapılar olduğunu görüyoruz. Diyarbakır ve bizdekiler biraz daha farklı. Nevşehir’dekilerin peri bacalarına, kayalara oyulmuş şekilde konumlandırıldığını biliyoruz. Bölgemizde ise özellikle güneye bakacak şekilde yükselen bir duvar, üzerinde kuşların girip çıkarken dinlenecekleri bir küpeşteye sahip. Bu baca yukarıdan aşağıya doğru devam etmekte, bölgedeki kesme taşlardan yapılmakta. Gözükenin ötesinde yer altında da nişlerin olduğu ve bu oyukların belli bir geometriyi temsil ettiği gibi birçok özelliği var. Bir de dışarıdan küçük bir kapısı, bazen bir tünel şeklinde kapatılmış olarak bir yapı etrafımızda gözükmekte. Güvercinler yapıyı şöyle kullanıyorlar; alışık olan güvercinler buralara gelip yumurtalarını nişlere bırakıyorlar. Yavruları büyüyor, yeni güvercinler oluyor ancak bu esnada ortadaki büyük boşlukta bu gübreler birikiyor. Bu gübreler dışarıya uygun zamanlarda çıkarılarak tarım için kullanılmış" dedi.
"Osmanlı’da güherçile fabrikası sadece Konya ve Kayseri’de vardı"
Güvercinliklerin geçmişte barut üretiminde kullanılan ham maddelerin temininde de önemli bir işlev üstlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Özsoy, güvercin gübresinden güherçile elde edildiğini anlattı. Güherçilenin kara barut üretiminde kullanılan temel maddelerden biri olduğunu ifade eden Özsoy, "Samanla, toprakla güvercin gübresini bir miktar bekletiyorsunuz. Yüksek miktardaki azot nitrata dönüşüyor. Daha sonra su katıyorsunuz, su çekildikçe kristalize yapılar oluşuyor. Bu kristalize yapılara ağaç kömürü katıldıktan sonra havanlarda dövülüyor. Silahta kullanılacak kara barut elde ediliyor. Kuşluk sahibi olmak aynı zamanda güç sahibi olmaktı" ifadelerini kullandı.
Osmanlı döneminde güherçile üretimi için Anadolu’daki çiftçi ve köylülerden güvercin gübresi temin edildiğini belirten Özsoy, Osmanlı’da güherçile fabrikalarından birinin Konya’da, diğerinin ise Kayseri’de bulunduğunu söyledi. Özsoy, bu durumun güvercinliklerin bölge ekonomisindeki önemini artırdığını ifade ederek, "Silahta kullanılacak kara barut elde ediliyor. Kuşluk sahibi olmak aynı zamanda güç sahibi olmaktı. Orta Çağ boyunca kuş yetiştirmeniz silah için gerekli hammadde olan barutu elde etmeniz için çok önemli bir adım. Sonuçta herkes barut üretememiş, Osmanlı’da alım garantisi verilerek Anadolu’daki çiftçilerden, köylülerden güvercin gübresi teminine gidilmiş. Osmanlı’da güherçile fabrikası bir Konya’da, bir de Kayseri’de var. Kuşluklar; diğer fonksiyonlarının yanında barut temini için de en kritik yapılar olmuş. Özellikle lojistik olarak Anadolu’nun ortasında barut ham maddesinin temin edilmesi, güherçile fabrikasının Konya ve Kayseri’de olması burada bir nevi geçim kaynağı olmuş. Çoğu insan alım garantisini de dikkate alarak bu yapıları inşa etmeye, üretim halkasına dahil olmaya çalışmış. Bu sebeple güvercinliklerimiz oldukça önemli. Bölgede en çok yan yana olan güvercinlikler bu bölgede. Bütün Koramaz Vadisi boyunca da devam etmekte. Bu yapıların 2014 yılından itibaren haritalaması yapıldı, bu yapılar da tescillendi" dedi.
Mimari yapısı dikkat çekiyor
Gesi ve Koramaz Vadisi’ndeki güvercinliklerin mimari özelliklerine de değinen Özsoy, bu yapıların genellikle güneye bakan yüksek duvarlar üzerine inşa edildiğini belirtti. Güvercinlerin giriş çıkış yaparken dinlenebildiği bölümlerin bulunduğunu anlatan Özsoy, yapıların kesme taşlardan oluşturulduğunu, dışarıdan görünen bölümlerin yanı sıra yer altında da nişler ve özel oyuklar bulunduğunu söyledi. Güvercinlerin bu yapılardaki nişlere yumurtalarını bıraktığını ve yavrularını burada büyüttüğünü ifade eden Özsoy, yapının orta bölümünde biriken gübrenin belirli dönemlerde çıkarılarak, tarımda kullanıldığını kaydetti. Bölgedeki güvercinliklerin 2014 yılından itibaren haritalandırıldığını ve tescil çalışmalarının yapıldığını aktaran Özsoy, Kayseri’deki kültür varlıklarının önemli bir bölümünün Melikgazi ilçesinde bulunduğunu belirtti. Gesi’deki güvercinliklerin yaklaşık 200-250 yıllık olduğunu tahmin ettiklerini söyleyen Özsoy, "Tam bir tarih verme şansımız yok ama yapıların mimarisine baktığımız zaman 200-250 yıllık yapılardan bahsedebiliriz. Daha önce kolumbaryum olarak kullanılmış yapıların kuşluğa çevrilmiş olanları da mevcut olabilir. Hatta bu bölgede çok eski kaya oyma dini yapı var, hemen hemen bin yıllık bir yapı" şeklinde konuştu.







Bu haberle ilgili gelişmeler
- Dönüş yapılan köylerde dağlar yarılarak yeni yollar açılıyor
- Eşi "Sen yapamazsın" dedi, o bu işte usta oldu: 20 yıldır baston yapıyor
- Seyyid Burhaneddin Hazretleri vefatının 782. yılında anıldı
- Sakarya’da 700 yıllık ’mancarlı pide’ geleneği kuşaktan kuşağa yaşatılıyor
- Dünyanın en esrarengiz eserinde yeni bir gizem ortaya çıktı
- Bir zamanlar güç ve servetin simgesiydi: Gesi güvercinlikleri 250 yıldır ayakta
- İnegöl’den dünyaya açıldı: 14 yılda 137 ülke gezdi
İlgili Haberler
Magazin'den daha fazla
Yorumlar(0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.





