İçeriğe geç
USD50,02EUR56,30Gram Altın6.519
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
17:32Sermaye piyasası işlemlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası…14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"

Çikolata kisti olanlarda diyabet riski yüzde 46 daha yüksek bulundu

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Minareci, endometriozisin (çikolata kisti) yalnızca adet ağrısı ve doğurganlık sorunlarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiği…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, jinekolojik onkoloji yan dal uzmanı doç. Dr. Yağmur minareci
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, jinekolojik onkoloji yan dal uzmanı doç. Dr. Yağmur minareci

Ni belirterek, özellikle menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda metabolik risklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkati çekti.

ABD’de yaklaşık 3 milyon kadının sağlık kayıtlarının incelendiği araştırmada, endometriozis tanısı alan kadınlarda tip 2 diyabet gelişme riskinin, endometriozisi olmayanlara göre yüzde 46 daha yüksek olduğu belirlendi. Araştırmada, ilişkinin özellikle menopoz öncesi dönemdeki ve obezitesi bulunmayan kadınlarda daha belirgin olduğu görüldü.

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Doç. Dr. Yağmur Minareci, endometriozisin (çikolata kisti) yalnızca adet ağrısı ve doğurganlık sorunları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Yeni veriler, endometriozisin kadın sağlığı üzerindeki etkilerinin üreme sistemiyle sınırlı olmayabileceğini gösteriyor" dedi.

"Sadece ağrı üzerinden değerlendirmemeliyiz"

Halk arasında çikolata kisti hastalığı olarak bilinen endometriozisin kadınların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yağmur Minareci, hastalığın ekseriyâ şiddetli adet ağrısı, kronik kasık ağrısı ve doğurganlık sorunlarıyla gündeme geldiğini söyledi.

Doç. Dr. Minareci, "Endometriozisi uzun yıllar daha çok jinekolojik şikayetler ve doğurganlık üzerinden değerlendirdik. Ancak yeni araştırmalar, bize daha geniş bir perspektiften bakmamız gerektiğini işaret ediyor. Kronik inflamasyonun eşlik ettiği bu hastalığın, metabolik sağlıkla ilişkisi de araştırılıyor. Bu nedenle, endometriozis tanısı alan kadınların yalnızca jinekolojik yakınmalarının değil, genel sağlık durumlarının da bütüncül olarak değerlendirilmesi önemli" ifadelerini kullandı.

Sonuçlar obezitesi olmayan kadınlarda da dikkat çekti

Araştırmada, endometriozis ile tip 2 diyabet arasındaki ilişkinin özellikle menopoz öncesindeki kadınlarda daha belirgin olduğu görüldü. Ayrıca, vücut kitle indeksi 30 kg/m’nin altında olan, yani obezitesi bulunmayan kadınlarda da, bu ilişkinin anlamlı olduğu bildirildi.

Bu bulgunun dikkat çekici olduğunu ifade eden Doç. Dr. Minareci, "Tip 2 diyabet açısından fazla kilo ve obezite bilinen önemli risk faktörleri arasında. Ancak, çalışmada obezitesi olmayan endometriozis hastalarında da belirgin bir ilişkinin ortaya çıkması, konuyu yalnızca vücut ağırlığı üzerinden değerlendirmememiz gerektiğini gösteriyor. Endometriozis tanısı olan kadınlarda aile öyküsü, yaşam tarzı, kan şekeri değerleri ve diğer metabolik risk faktörlerinin de göz önünde bulundurulması önemli" diye konuştu.

Endometriozisin yerleşimine göre risk değişebiliyor

Araştırmada endometriozis’in yerleşim bölgelerine göre yapılan değerlendirmelerde de farklı sonuçlara ulaşıldı. Pelvis dışındaki bölgeleri de kapsayan endometriozis grubunda, tip 2 diyabetle ilişkinin daha güçlü olduğu ve riskin endometriozis’i olmayan kadınlara göre iki kattan fazla tespit edildiği bildirildi.

Doç. Dr. Minareci, bu bulguların yeni araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Endometriozis oldukça heterojen bir hastalık ve her hastada aynı şekilde seyretmiyor. Hastalığın yerleşim yeri, yaygınlığı, eşlik eden inflamatuvar süreçler ve kişinin bireysel risk faktörleri tabloyu değiştirebilir. Bu nedenle, elde edilen verilerin uzun dönemli ve ileriye dönük çalışmalarla desteklenmesi gerekiyor" dedi.

Araştırmanın sonuçlarının, neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Minareci, "Bu çalışma endometriozis ile tip 2 diyabet arasında dikkat çekici bir ilişkiye işaret ediyor. Ancak bu sonuç, endometriozisin doğrudan diyabete neden olduğu ya da endometriozisi olan her kadının diyabet geliştireceği anlamına gelmiyor. Bulguların altında yatan mekanizmaların anlaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var" değerlendirmesinde bulundu.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.