İçeriğe geç
USD50,02EUR56,41Gram Altın6.514
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı

Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 eser yaptığını belirtti.

KapadokyaOne3 dk okuma
Paylaş
Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı

Ankara’da yaşamını sürdüren Rıza Kara, 2006’da öğretmenlikten emekli olduktan sonra bir öğretmenin her zaman örnek olması gerektiğini düşünerek kök sanatına başladı. Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi. Yurt dışında kalmasını ve orada eserlerine devam etmesi teklifine rağmen kendi ülkesini seçen Kara, "Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın" dedi.

"Doğanın zenginliğini hissettim"

Öğretmenlikten emekli olduktan sonra bahçedeki bir ağacı dinozora benzetmesiyle kök sanatına başlayan Kara, "Emekli öğretmenim ve 2006 yılında emekli oldum. El sanatlarıyla uğraşmaya başladım. Doğanın zenginliğini hissettim. Önce bahçede bir ağaç vardı, onu da bir dinozora benzettim. Daha sonra insanların ilgisini çeker diye arayış içine girdim. Aradım, bulduğum bütün bahçelerden eserler yapmaya devam ettim. Bu da bir hastalık haline dönüştü. Çünkü artık ona alışan da bırakamıyor" diye konuştu.

"Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum"

Her ağaç türünden eser yaptığını ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlandığını belirten Kara, "Bir eser yapmadan duramıyorum. Mutlaka bitirmem lazım. Ne kadar yorgun olursam olayım, eser yapmaya devam ediyorum. Hangi ağaç türü olursa olsun yaparım ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlanıyorum. Doğada görebildiğim, bir şeye benzetebildiğim malzemeleri topluyorum, getiriyorum. Ondan sonra işliyorum. Tabii bu da çok zaman alıyor. Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum. Çünkü doğamız oldukça da zengin. Bunları değerlendirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık"

2006 yılında emekli olduktan sonra boş vaktini kök sanatıyla ilgilenerek doldurduğunu aktaran Kara, genelde kuş figürleri üzerine çalıştığını belirterek, "İnsanların boş olmaması gerekir dedim. Mutlaka bir şeyler üretmeli, yapmalı. Bir öğretmen olarak topluma örnek olmalı. Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık. Ve ilk sergimi de bizim Gümüşhane Şiran’da açtım. O zaman böyle bir çalışmalar da yoktu. Ve büyük bir ilgi gördü. Genelde kuş figürleri ama ondan sonra sehpa ve büyük hayvan figürleri yaptım. Mesela 1-2 metre boyunda geyik var bende onu da yaptım" açıklamasında bulundu.

"Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum"

Yurt dışında olan sergisinde oradakilerin burada kal eserler yap demesi üzerine kendi ülkesini seçen Kara, "Yaklaşık 750 eserim oldu. Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın. Hedefim benim buydu. Ve oradan çıkıp geldim. Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Ama daha güzel şeyler ortaya çıkabilmesi için çalışana, üretene devletin katkıda bulunması gerekir. Hedeflerim biraz daha eser çoğaltmak. Bir müze oluşturmak ve kapılarını halka açmak" ifadelerine yer verdi.

"Doğal güzelliğini bozmak istemiyorum"

Eserleri basit araçlarla şekillendirdiği ve bazı ağaçların doğal güzelliğini bozmamak için cam cilası kullanmadığını aktaran Kara, şöyle konuştu:

"Eserleri temizleyip düzenledikten sonra çok basit el araçları kullanıyorum. Keser, törpü, testere gibi, zımpara. Bunları düzenledikten sonra bir şeye benzeyince üzerinde iyice zımparayla temizleyip ağaçtır sonuçta, bir berrak yani cam cilası atarak güzelleştiriyorum. Ama bazı şeyler var ki çıra ağacından yapılmıştır. Cam cilası istemiyorum. Onun da doğal güzelliğini bozmak istemiyorum."

"Bütün yorgunluğumu sanatla aldım"

Sanatın insanları kaynaştırdığını ve bağ kurmayı sağladığına dikkati çeken Kara, "Çocuklar, gençler; onlara sesleniyorum dinlenirsiniz, sisteminiz düzelir. Rahatlarsanız sağlık sorununuz da kalmaz. Ben baypas ameliyatı geçirdim. Bütün yorgunluğumu sanatla aldım. Bütün sıkıntılarımı bununla attım. Sanatın bana kazandırdığı bir önemli nokta şu: Çok çevrem yoktu. Kardeşlik duygusu pekişiyor. Arkadaşlık, dostluk bağları güçleniyor. Sanat insanları kaynaştıran bir duygu. Her kesimden, hangi ilden kim olursa olsun sıcak bir bağ kurmayı sağlıyor. Doğada hiçbir şey değersiz değildir" şeklinde konuştu.

Ankara’da yaşamını sürdüren rıza kara, 2006’da öğretmenlikten emekli olduktan sonra bir öğretmenin her zaman örnek olması gerektiğini düşünerek kök sanatına baş
Yurt dışında kalmasını ve orada eserlerine devam etmesi teklifine rağmen kendi ülkesini seçen rıza kara, "yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum.
Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi.
Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi.
Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 ese
Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 ese
Kara, "yaklaşık 750 eserim oldu. Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye'de kalsın. Gençler görsün, onlar da ya
Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 ese
Etiketler#Ankara

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Magazin'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.