İçeriğe geç
USD50,01EUR56,22Gram Altın6.520
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
17:32Sermaye piyasası işlemlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası…14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"

Göz hakkı kanunen de dinen de caiz değil

Avukat Süleyman Yalım, halk arasında ’göz hakkı’ olarak tabir edilen durumun hukuk önünde düpedüz hırsızlık olduğunu söylerken, ALO 190 Diyanet Fetva Hattı’ndan edinilen bilgiye göre de mal sahibi rızası olmadan alına…

KapadokyaOne3 dk okuma
Paylaş
Göz hakkı kanunen de dinen de caiz değil

N eşya kul hakkını oluşturuyor.

"Kanuna göre suç ve hapis cezası var"

Göz hakkı tabirinin kanuna göre basit hırsızlık suçunu oluşturduğunu ve hapis cezası olduğunu söyleyen Avukat Süleyman Yalım, "Öncelikle göz hakkı halk arasında artık adet olmuş, alışkanlık haline getirilmiş bir durum. Ancak hukuki boyutu düpedüz hırsızlıktır. Kanuna göre basit hırsızlık suçuna tabi ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası var ve bunun alt sınırı 1 yıl yani. Bunun nitelikli halleri de düzenlenmiş kanunda. Mesela gittiniz bir bağdan, bahçeden bir elma kopardınız. Bu kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturuyor. Bu hırsızlık suçunun nitelikli halidir. Bunun da cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası. Eğer bu bağ, bahçe bina ve eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya durumuna geçerse yani şimdi bir binanın veya bir iş yerinin eklentisi konumundaysa, duvarla veya çitle çevriliyse burada hırsızlık suçunun yine bir nitelikli hali; bina ve eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturmuş oluyor. Bu da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasını oluşturuyor" dedi.

"İstisnalar dışında şikayete tabi değil"

Yalım, yapılan eylemin istisnalar dışında şikayete tabi olmadığını ve kamu davasına dönüştüğünü söyleyerek, "Bir de bunun şikayete bağlı olup olmama durumu var. İstisnalar haricinde hırsızlık suçu şikayete bağlı değil. Yani gittiniz birinin bahçesinden bir elma aldınız ve adamın izni yok. Adam sizi karakola şikayet etti. Artık adamın şikayetini geri alma durumunda da kamu devam ediyor bu durumda. Bu şikayete tabi olma durumunun da 3 tane istisnası var. Birincisi diyelim ki akrabanın bahçesinden aldınız elmayı, armudu vesaire. Burada akrabanın bahçesinden aldığınız için şikayete tabi. Yani akraba izin veriyorsa, gidip şikayetini geri çekiyorsa problem yok. Diğer bir durum geçici süreliğine aldınız. Burada elmanın geçici süreliğine alma söz konusu olamaz zaten. Diğer bir istisna da mesela benim hukuki bir alacağım var sizden. Bunu tahsil etmek edemedim ve sizden geldim bir elma aldım. Bu durumda da yine şikayete tabi. Yani adam şikayetini çektiği sürece problem yok. Bir diğer durumda zorunluluk hali. Zorunluluk halinden bahsedecek olursak diyelim ki ben ölmek üzereyim, gittim bir tane elma aldım. Burada bir zorunluluk hali söz konusu oluyor ya da ben artık bu elmayı yemezsem kalıcı bir hasar oluşacak, bir hastalık oluşacak. Böyle bir durumda ancak zorunluluk hali söz konusu olabiliyor" ifadelerini kullandı.

"İzinsiz alınan malların ağır sonuçları olabilir"

Başkasının bahçesinin başkasının emeği olduğunu ve sonuçlarının ağır olduğunu söyleyen Yalım, "Bir diğer durum da Türk Ceza Kanunu 145. maddesinde düzenlenmiş. Eğer çalınan malın değeri çok düşükse burada hakimin takdir yetkisine tamamen bağlı. Hakim burada indirime gidebilir veya hiç ceza vermeyebilir. Fakat yine mahkemelerde yargılanacaksınız, adliye koridorlarına düşeceksiniz ve en nihayetinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilecek en iyi ihtimalle. Bu durumda da sicilinize işleyecek. Özetle başkasının bahçesi başkasının emeğidir. Bir salkım üzüm bir elma bile olsa sahibinden izin almak gerekir. Eğer sahibinden izin almazsak ağır sonuçlar doğurabilir" dedi.

Dinen caiz değil

Öte yandan, ALO 190 Diyanet Fetva Hattı’ndan edinilen bilgiye göre ise göz hakkı diye bir kavramın dinde yeri olmadığı, bahçeden alınan bir meyvenin sahibinin rızası olmadan hem hırsızlık hem kul hakkı olduğu ve eğer rıza olmazsa zorla alınmış gibi sayıldığı belirtildi.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.