İçeriğe geç
USD50,02EUR56,35Gram Altın6.522
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

R4 Grubu dışişleri bakanlarından ortak bildiri

İstanbul’da düzenlenen R4 Grubu Dışişleri Bakanları toplantısının ardından ortak bildiri yayımlandı. Bölgesel krizlere ve küresel tedarik zincirini tehdit eden deniz yolu gerilimlerine karşı ortak duruş sergileyen bak…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
R4 Grubu dışişleri bakanlarından ortak bildiri

Anlar, diplomasi ve uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan oluşan R4 Grubu Dışişleri Bakanları, İstanbul’da gerçekleştirdikleri zirvenin ardından ortak bir bildiri yayımladı.

Orta Doğu Barışı ve Filistin sorunu

Toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, bölgedeki istikrarsızlığın ana kaynağına dikkat çekildi. Bildiride, "İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin bir adaletsizlik hissi oluşturduğu vurgulamışlardır. İki devletli çözümün ilgili BM kararları uyarınca bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunmuşlardır. Orta Doğu’da kapsamlı barışın sağlanması amacıyla; Filistin halkının meşru haklarına, kendi kaderini tayin etme ile 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurma yönündeki devredilemez hakkı da dahil olmak üzere verdikleri desteği yinelemişlerdir. Bakanlar, devam eden İsrail şiddeti ile Kudüs’ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirme girişimlerine acilen son verilmesi ve Filistin’deki yıkım ile insani felaketin durdurulması çağrısında bulunmuşlardır. Batı Şeria ve Kudüs’teki geçmiş ve mevcut tüm yerleşim faaliyetlerini ve Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetini kınamışlardır. Gazze’ye kesintisiz insani yardım akışının sağlanması ve Gazze’nin yeniden imarı yönündeki acil ihtiyacın altını çizmişlerdir. Yemen konusuna ilişkin olarak Bakanlar; insani acıları derinleştiren Husi milislerinin yol açtığı kabul edilemez tırmanmayı, Suudi Arabistan Krallığı’na yönelik, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan, süregelen saldırılarını ve Kızıldeniz ile Babülmendep’te ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınamışlardır. Yemen Hükümeti ve Suudi Arabistan Krallığı ile tam dayanışma içinde olduklarını ifade etmiş; Husi milislerini tüm askeri eylemlerini, tehditlerini ve saldırılarını derhal durdurmaya ve iyi niyetle siyasi sürece geri dönmeye çağırmışlardır" ifadelerine yer verildi.

Yemen ve Kızıldeniz’deki gerilim

Yemen’deki insani kriz ve Husi milislerinin eylemlerine yer verilen bildiride, Hürmüz Boğazı ve küresel tedarik zincirindeki sıkıntılara dikkat çekildi. Bildiride, "ABD/İsrail ile İran arasında ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan askeri çatışmaya ilişkin olarak Bakanlar; bu çatışmanın yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınması, ayrıca gemiler de dahil olmak üzere sivillerin ve sivil altyapıların hedef alınmasının önlenmesi yönündeki acil ihtiyacı vurgulamışlardır. İslamabad Mutabakat Zaptı’na olan desteklerini ifade etmiş, tırmanmanın daha fazla artmasını önlemeye yönelik sürdürülen diplomatik çabaları memnuniyetle karşılamış ve müzakere yoluyla varılacak kalıcı bir çözüme olan bağlılıklarını yeniden teyit etmişlerdir. Bakanlar; seyrüsefer serbestisinin, kalıcı deniz emniyeti ve güvenliği ile seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının hayati önemini vurgulamışlardır. Deniz hatlarının kesintiye uğramasının küresel tedarik zincirlerini, enerji, gübre ve gıda akışını engelleyerek bölge ve ötesindeki kırılgan durumdaki kesimleri olumsuz etkilediğini ve herkesin güvenlik ile refahını tehdit ettiğini kaydetmiş; bu nedenle söz konusu zorlukların aşılması için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bakanlar ayrıca, hukuka uygun seyrüseferi engelleyen her türlü tedbiri veya kısıtlamayı reddetmiş; Hürmüz Boğazı’ndan güvenli, emniyetli ve engelsiz geçişin hızlı ve eksiksiz bir şekilde yeniden başlatılması çağrısında bulunmuşlardır. Bakanlar, yukarıda belirtilen hususlarda yakın istişare ve iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kalmışlardır" denildi.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Siyaset'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.