İçeriğe geç
USD50,02EUR56,42Gram Altın6.526
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

Türk bilim insanları geliştirdi: Hitit Üniversitesinden ithal kan şekeri ölçüm sensörlerine yerli ve milli alternatif

Hitit Üniversitesi akademisyenleri tarafından, 9 yıl süren araştırmasıyla geliştirilen sensör, daha önce ithal kan şekeri ölçüm sensörlerine alternatif olacak. Türk Patent Kurumu tarafından tescillenen buluş, TEKNOFES…

KapadokyaOne3 dk okuma
Paylaş
Türk bilim insanları geliştirdi: Hitit Üniversitesinden ithal kan şekeri ölçüm sensörlerine yerli ve milli alternatif

T’te düzenlenen ISIF’26 Uluslararası Buluş Yarışması’nda altın madalyaya layık görüldü.

Hitit Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Gökmeşe yürütücülüğünde, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Gökmeşe ile Alaca Avni Çelik Meslek Yüksekokulu öğretim elemanı Öğr. Gör. Dr. Büşra Cebeci tarafından yürütülen araştırma, kan şekeri takibinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Diyabet hastalığında kan şekeri düzeyinin takibinde kullanılan ithal sensörlere alternatif olacak ve hata payını en aza indirecek buluşun geliştirme çalışmaları 9 yıl sürdü. Geliştirilen buluş, Türk Patent ve Marka kurumu tarafından tescillendi. Tescillenen buluş, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçekleştirilen Uluslararası Buluş Yarışması’nda altın madalyayla ödüllendirildi.

Yerli ve milli bir prototip glikometreye dönüştürülmesi hedefleniyor

Geliştirilen sensörle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Faruk Gökmeşe, enzimden arındırılmış, neme ve oksitlenmeye karşı son derece dayanıklı yeni bir sensör geliştirdiklerini söyledi. Geliştirdikleri stripte enzim kullanılmadan paladyum gibi soy metal özellikleri taşıyan malzemelerden oluşan özel bir nano desenleme yöntemiyle sensör malzemesini elde ettiklerini ifade eden Gökmeşe, sensörün dayanıklılığı, raf ömrünün uzunluğu, kullanıcı dostu olması diyabet hastaları için büyük kolaylık sağlayacağını söyledi. Şu anda teknoloji hazırlık seviyesi olarak 4. aşamada bulunduklarını ve sensör malzemesini laboratuvar ortamında ispatladıklarını dile getiren Gökmeşe, yeni projeler ve desteklerle bu çalışmayı daha üst aşamalara taşıyıp kişisel kullanıma uygun, yerli ve milli bir prototip glikometreye dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.

"Enzim vasıtasıyla çalışan bu sensörleri biz enzimsiz bir şekilde çalışır hale getirmeye çalıştık"

Çalışmalarının 9 yıl sürdüğünü belirten Gökmeşe, "Buluşumuzun önemli tarafı; hemen hemen bütün ailelerin bir şekilde muhatap olduğu diyabet hastalığında kan şekeri düzeyinin sürekli takibi ya da bazı durumlarda özel durumlarda hastanın kendisi tarafından kişinin kendisi tarafından takibi önem arz etmektedir. Bu amaçla hepimizin bildiği glikometreler kullanılıyor. Basit ölçümler yapabilen parmağımızdan aldığımız kanı damlatarak glikoz seviyesini, kan şekeri seviyesini ölçtüğümüz cihazlardır. Bunlar onlarca yıldır aynı şekilde tamamen ithal bir şekilde üretilip Türkiye’de satılmakta ve kullanılmakta. Bizim çalışma alanımız aslında elektrokimyasal sensörler alanıdır. Bu cihaz da bir sensör vasıtasıyla çalışmaktadır. Ucunda kullandığımız kullan at tipindeki halk arasında aslında çubuk olarak, strip olarak bilinen malzeme aslında bir sensördür. Bu sensör ithal bir teknoloji, ithal ediyoruz. Türkiye’de tam olarak üretimi yok. Yeni yeni bazı denemeler olsa da bizim çalışmamız aslında tümden bu sensörün çalışma prensibini değiştirecek bir yaklaşım. Yani basitçe anlatacak olursak enzim vasıtasıyla çalışan bu sensörleri biz enzimsiz bir şekilde çalışır hale getirmeye çalıştık. 9 yıllık bir çalışmamızın sonucunda bunu elde etmiş olduk" dedi.

"Patent süreci 5 yıl sürdü"

Hastaların ölçüm sırasındaki hatalarını tolere edebilecek bir ürün geliştirmeye çalıştıklarını kaydeden Gökmeşe, "Çalışmalarımız sonucunda ilk laboratuvar sonuçları elimize geçti ve buluşumuz Türk Patent Kurumu tarafından patent aldı. İncelemeler sebebiyle patent süreci 5 yıl sürdü. 5’inci yıl sonunda patentimiz tescillenmiş oldu. Bu buluşumuz 2026 Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST çerçevesinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından organize edilen Uluslararası Buluş Yarışmasında altın madalyayla ödüllendirilmiştir" dedi.

"Enzimsiz olduğu ve enzimden arındırıldığı için daha dayanıklı"

Sensörü kişisel kullanıma uygun hale gelecek bir glikometreye dönüştürülmek için çalışmaya devam ettiklerini belirten Gökmeşe, "Şu anda genellikle yani ağırlıklı olarak yurt dışına ithal edilen stripler belli bir süre sonunda çok anormal ölçümler vermeye başlıyor. Bu stripin kimyasal yapısıyla alakalı bir şey. Striplerin kimyasal yapısında enzim adını verdiğimiz bir biyomolekül kullanılıyor. Bu biyomoleküler havadaki nem, oksijen gibi dış etkenlerden kolayca etkilenebiliyor ve bozuluyor. Yanlış ölçümler yanlış sonuçlar vermesine sebep oluyor. Bizim geliştirdiğimiz strip, neme, oksijene ve havaya dayanıklı, enzimsizdir. Enzimden arındırıldığı için daha dayanıklı paladyum gibi soy metal özellikleri taşıyan malzemelerden oluşan özel bir desenleme yöntemiyle verdiğimiz bir sensör malzemesi burada kullanılıyor. Bu da dayanıklılığı, raf ömrünün uzun olması, kullanıcı dostu olması önemli bir farklılık olarak ortaya çıkmaktadır. Biz sensör malzemesini laboratuvar ortamında ispatlamış durumdayız. Teknoloji hazırlık seviyesi olarak tanımlanan bu buluşta çalışmaların 4. aşamadayız. Artık yeni projeler ve desteklerle umuyoruz ki bu çalışmamızı daha üst aşamalara taşıyıp bir prototip ürüne, bir glikometreye, yerli milli bir glikometreye dönüştürmek istiyoruz. Bunun için tabii ki sağlanacak destekler çok önemli" ifadelerine yer verdi.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.