İçeriğe geç
USD50,02EUR56,41Gram Altın6.514
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

Uzman Dr. Yavuz Dizdar: "Bozulmayan gıda vücudumuzu koruyamaz"

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar, ultra işlenmiş gıdaların üretim süreçlerinin ürünün niteliğini değiştirdiğini belirterek, "İşlem, gıdanın kendisinden ve içeriğinden daha önemli hale geliyor. Bozulmayan b…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
Uzman Dr. Yavuz Dizdar: "Bozulmayan gıda vücudumuzu koruyamaz"

İr gıdanın bizim vücudumuzun bozulmasını önlemesi mümkün değil" dedi.

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar, 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı’nda düzenlenen söyleşinin ardından, ultra işlenmiş gıdaların sağlık üzerindeki etkileri, katkı maddeleri ve geleneksel üretim yöntemleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gıdaların içeriğinden çok üretim ve işlenme biçiminin önem taşıdığını söyleyen Dizdar, "Çünkü içerik olarak şimdi çok farklı bir buğday yetiştirme şansınız yok. Örneğin, ıspanak yetiştirme şansınız yok ama işlemeye geldiğiniz zaman olay değişiyor. Yani siz sütü hala süt olarak üretiyorsunuz fakat homojenizasyon, arkasından yağını standardize etme, basınçtan geçirme, ultra high temp (UHT) dediğiniz zaman o sütlükten çıkıyor. O yüzden aslında işlem gıdanın kendisinden, içeriğinden daha önemli hale geliyor, mevcut içeriği kaybediyor" dedi.

"Bozulmayan bir gıdanın, bizim vücudumuzun bozulmasını önlemesi mümkün değil"

Ultra işlenmiş gıdaların sağlık üzerindeki etkilerine değinen Dizdar, bu etkinin dolaylı yoldan ortaya çıktığını ifade ederek, "Sağlığa zararı dolaylı yoldan var. Hayatımıza durmadan kimyasal giriyor. Normalde biz gıdalarla da doğal bile olsa bir miktar kimyasal alıyoruz. Ultra işlenmiş gıdalar buradan alınan kaynağı ortadan kaldırıyor. Biz vücudumuza detoks yapmak, zehri uzaklaştırabilmek için kaynak alamıyoruz. Bu aşırı işlemenin, ultra proses gıdanın sorunu. Kendisi bozulamayan bir şey bizim bozulmamızı engelleyemez" diye konuştu.

"En azından lezzetinden anlıyorsunuz"

Doğal ve köy ürünlerinin tercih edilmesine ilişkin de Dizdar, bunun bilimsel karşılığının sınırlı olduğunu ancak tat farkının belirgin şekilde hissedilebildiğini söyledi. Dizdar, şöyle devam etti:

"Ehvenişerdir, yani kötünün iyisidir. Bilimsel olarak bir karşılığı bir yere kadar tabii ki var. En azından lezzetinden anlıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz hakikaten köyden gelmiş. Örneğin köydeki bazlamanın tadıyla İstanbul’da satılan bazlama arasında dağlar kadar fark var. Köylü maydanoz getiriyor. Azıcık maydanozu bir şeyin içine koyduğunuzda her şey maydonoz oluyor. İstanbul’da demetle koy yeteri kadar maydanoz tadı alamıyorsun. Tabii ki fark var."

"Katkı maddesi denildiğinde herkes kötü bir şey algılıyor"

Gıda katkı maddelerinin tamamının zararlı olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını kaydeden Dizdar, bazı ürünlerin hazırlanabilmesi için belirli maddelerin kullanılmasının zorunlu olduğunu belirterek, "Gıda katkı maddesi dediğiniz zaman herkes kötü bir şey algılıyor, hiç alakası yok. Bazı şeyleri koymak zorundasınız. Yani çikolata yapmak istiyorsanız ya da yağlı bir şeyi su bazıyla birleştirmek istiyorsanız emülgatör denen birtakım şeyleri kullanacaksınız. Örneğin eskiden teyzem mayonez yapardı. Piyasada mayonez satışı diye bir şey söz konusu değildi. Mayonezin ömrü bir gündür. Yumurtanın sarısıyla zeytinyağını çırparak birbirine yediriyorsun. Şu anki mayonez de aynı mantıkla yapılıyor; yağı suyla birleştiriyorsunuz fakat tabii içerik bambaşka olduğu için tadını taklit ederek gidiyor ama mayonez etkisi göstermez" diye konuştu.

(RBA-FK-

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.