İçeriğe geç
USD50,02EUR56,41Gram Altın6.514
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

Yüksek ateş ve şişmiş lenf bezleri veba belirtisi olabilir

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, geçmişte büyük salgınlarla anılan vebanın günümüzde tamamen ortadan kalkmış bir hastalık olmadığ…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
Dr. Müberra Hraloğlu
Dr. Müberra Hraloğlu

Inı belirterek, özellikle ani başlayan yüksek ateş, titreme, belirgin halsizlik ve ağrılı şişmiş lenf bezlerinin dikkate alınması gerektiğini, komplikasyonların önlenmesinde önemli olduğunu vurguladı.

Vebanın, "Yersinia pestis" adı verilen bakterinin yol açtığı zoonotik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Dr. Müberra Hraloğlu, hastalığın özellikle kemirgenler ve bu hayvanların üzerinde yaşayan pirelerle ilişkili olduğunu ifade etti.

"En sık görülen form bubonik vebadır"

Hraloğlu, "Veba, enfekte pirelerin ısırması, enfekte hayvan veya hayvan dokularıyla doğrudan temas ve bazı durumlarda enfekte solunum salgılarının solunması yoluyla insanlara bulaşabilir. Hastalığın en sık görülen formu bubonik vebadır. Bu tabloda ani başlayan yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, belirgin halsizlik ve kas ağrıları görülebilir" dedi.

Bubonik vebada lenf bezlerinin belirgin şekilde etkilenebildiğine dikkati çeken Hraloğlu, "Özellikle kasık, koltuk altı veya boyun bölgesindeki lenf bezlerinde ağrılı ve belirgin şişlikler gelişebilir. Bu şişmiş lenf düğümlerine ‘bubo’ adı verilir. Yüksek ateşle birlikte bu tür ağrılı lenf bezi şişliklerinin görülmesi veba açısından önemli bir bulgu olabilir" ifadelerini kullandı.

"Veba üç farklı klinik tabloyla ortaya çıkabilir"

Hastalığın farklı klinik formlarda görülebildiğini belirten Hraloğlu, şöyle devam etti:

"Veba temel olarak bubonik, septisemik ve pnömonik olmak üzere üç farklı klinik tabloyla karşımıza çıkabilir. Bubonik vebada lenf bezleri ön planda etkilenirken, septisemik vebada bakterinin kan dolaşımına yayılması söz konusudur. Bu durumda yüksek ateş, ağır halsizlik, dolaşım bozukluğu, karın ağrısı ve kanama bulguları gelişebilir."

Pnömonik vebanın ise akciğerleri etkilediğini kaydeden Hraloğlu, "Pnömonik vebada ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve hızla ilerleyen zatürre tablosu görülebilir. Bu form, solunum yoluyla kişiden kişiye bulaşabilmesi nedeniyle ayrıca önem taşır" değerlendirmesinde bulundu.

"Erken tedavi hayati önem taşıyor"

Vebanın günümüzde uygun antibiyotiklerle tedavi edilebildiğini vurgulayan Hraloğlu, tedavide gecikmenin hastalığın ağırlaşmasına neden olabileceğini belirtti.

Hraloğlu, "Veba, erken tanı konulup uygun antibiyotik tedavisine başlandığında tedavi edilebilir bir enfeksiyon hastalığıdır. Ancak özellikle tedavi geciktiğinde enfeksiyon kan dolaşımına veya akciğerlere yayılabilir ve yaşamı tehdit eden ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle klinik şüphe oluştuğunda zaman kaybedilmemesi önemlidir" dedi.

Belirtilerin başka enfeksiyon hastalıklarıyla karışabileceğini de ifade eden Hraloğlu, "Tek başına ateş ya da lenf bezi şişliği veba tanısı koydurmaz. Hastanın klinik bulguları ile birlikte seyahat öyküsü, kemirgen veya pire teması ve riskli bölgelerde bulunup bulunmadığı da mutlaka değerlendirilmelidir" diye konuştu.

"Kemirgen ve pire temasından kaçınılmalı"

Korunma yollarına ilişkin de bilgi veren Hraloğlu, "Özellikle vebanın görülebildiği bölgelerde kemirgenlerle ve yabani hayvanlarla temastan kaçınılmalı, hasta veya ölü hayvanlara çıplak elle dokunulmamalı ve pire ısırıklarına karşı gerekli önlemler alınmalıdır" ifadelerini kullandı.

Hraloğlu, "Ani başlayan yüksek ateş, ciddi halsizlik ve özellikle ağrılı lenf bezi şişliği bulunan kişilerde yakın zamanda riskli bölgeye seyahat, kemirgen veya pire teması öyküsü de varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" uyarısında bulundu.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.