İçeriğe geç
USD50,14EUR56,09Gram Altın6.532
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
09:58Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu.09:55Başakşehir’de sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği tır, yola devrildi09:05Sarıgül ailesine yönelik kara para soruşturmasında 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.23:58Mekke Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.21:34Bakan Şimşek: "(Tasfiyesine karar verilen bazı fonlara ilişkin) Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok"21:26Bakan Şimşek: "Konu tüm yönleriyle inceleniyor, gereken yapılıyor"21:21Bakan Şimşek: "2027 yılında emeklilerimizin desteklenmesi amacıyla yürüttüğümüz teknik bir çalışma var, çalışma henüz tamamlanmadı"21:21Bakan Şimşek: "Emeklilerimizin asıl düşmanı enflasyondur"

33 senelik izin parası Yargıtay’dan döndü

Aynı şirkette 33 sene muhasebe müdürü olarak çalışan N.U. vefat edince ailesi hak arama mücadelesi başlattı. Ailenin ’33 sene izin kullanmadı’ iddiası İş Mahkemesi’nde karşılık buldu. Yıllar süren davada son noktayı k…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
33 senelik izin parası Yargıtay’dan döndü

Oyan Yargıtay, belge olmasa da vakayla bağlılık kuralı gereği yıllık izinlerde üçte bir oranında indirim yapılmasının gerektiğine hükmetti.

Özel bir şirkette muhasebe ve mali işler müdürü olarak 33 sene çalışan N.U. vefat etti. Ailesi İş Mahkemesi’ne müracaat ederek, hak arama mücadelesi başlattı. Davacılar, N.U.’nun son aldığı aylık ücretin net 15 bin TL olmasına rağmen, davalı iş yerinde ücretlerin bir kısmının bankadan bir kısmının elden ödenmesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen miktarın daha düşük olduğunu dile getirdiler. Davacılar, davalı şirkette çok yoğun tempoda çalışmış olan murisin yıllık izinlerinin büyük bir bölümünü kullanmamış olduğunu, kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiler. Davalı işveren de N.U.’nun emekli olduktan sonra da danışmanlık hizmeti verdiğini, ikinci dönemin önemli bir bölümünde müteveffanın rahatsız olduğunu, bu dönemde yıllık izinlerini kullanmış olduğunu, bu dönemde de kullanmadığı izinlere ve kıdem tazminatına mahsuben ödemeler yapıldığını öne sürdü. İş Mahkemesi, iş sözleşmesi ölüm nedeniyle son bulduğundan ve daha önce kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu ispatlanamadığından davacıların kıdem tazminatı talebinin kabulü gerektiği, davalı işveren işçinin ücretli izin hakkını kullandığını yahut fesihten sonra izin ücretlerinin ödendiğini ispat edemediğinden yıllık izin ücreti talebinin yerinde olduğuna hükmetti. Kararı davalı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları geri çevirdi. Davalı kararı temyize götürünce devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı.

İş Mahkemesi’nin 33 yıl boyunca hiç izin kullanılmadığı yönündeki kabulünün yanlışlığına dikkat çekilen Yargıtay kararında, "Banka kayıtları, bordrolar, taraf tanıklarının beyanları ve ücret araştırması sonuçları ile tüm dosya kapsamı yeniden birlikte değerlendirilmek suretiyle işçinin gerçek ücreti belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından muris işçinin yıllık izin kullandığına veya ücretinin ödendiğine dair belge sunulmadığı, ayrıca işçinin mirasçıları olan davacıların beyanlarının da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle 33 yıl olan hizmet süresi boyunca hiç izin kullanılmadığı kabulüyle hesaplama yapılmıştır. Ancak dava dilekçesinde, muris işçinin izinlerinin tamamını değil ’büyük bir bölümünü kullanmadığı’ ifade edilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi uyarınca hâkim Kanun’da öngörülen istisnalar dışında, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. Diğer yandan iş yerinde muhasebe ve mali işler müdürü olarak çalıştığı iddia edilen işçi, şirketteki unvanı ve konumu gereği yıllık izne ilişkin kayıt ve belgeleri düzenleme veya düzenlettirme yetkisine sahiptir. Bu durumda gerek dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar, gerekse işçinin iş yerindeki görevi ve konumu dikkate alındığında, yıllık izin hakkının üçte bir oranında kullanıldığı kabul edilmeli ve buna göre hak kazanılan yıllık izin ücreti alacağı hesaplanmalıdır. İlk Derece Mahkemesince vakıa ile bağlılık kuralına aykırı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir" denildi.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.