İçeriğe geç
USD50,02EUR56,36Gram Altın6.518
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

Her 8 kadından biri meme kanseri riski altında

Diyarbakır Memorial Hastanesi, Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınları meme kanseri konusunda bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Hastanenin Onkolojik Cerrahi Bölümü’nden C…

KapadokyaOne4 dk okuma
Paylaş
Her 8 kadından biri meme kanseri riski altında

Errahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, her 8 kadından birinin meme kanseri riski altında olduğuna dikkat çekerek, "Kadınlar için bu oran yaklaşık yüzde 12 civarında. Sayılar tam olarak aklımda değil ama yanılmıyorsam her yıl yaklaşık 5 milyon yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Ciddi bir sayı var. Her kadının mutlaka kendi kendine muayene yapmasını istiyoruz" dedi.

Diyarbakır Memorial Hastanesi, ekim ayı boyunca meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla kadınları bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Hastanenin Onkolojik Cerrahi Bölümü’nden Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, meme kanserine ilişkin erken teşhis ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti.

Dr. Hakseven, meme kanserinin, hücrelerin anormal ve kontrolsüz çoğalması sonucunda ortaya çıkabildiğini, bu şekilde anormal çoğalan dokunun bulunduğu bölgede tümöre sebep olabildiğini söyledi. Aynı zamanda bu tümörlerin uzak bölgelere de metastaz yapabildiğini belirten Dr. Hakseven, "Meme kanseri için aslında belli bir yaş aralığı yok. Ancak biliyoruz ki yaş ilerledikçe, özellikle 40 yaş ve sonrasında kanser ihtimali artıyor. Ama bu, 40 yaşından önce meme kanseri olmaz demek değil. 20-25 yaşlarında meme kanseri olan hastalarımız da var. Belli bir yaş aralığımız yok. Tabii ki bunun belirtileri var. Özellikle memede daha önce olmayan, yeni ortaya çıkmış bir değişiklik, kitle, ağrı, meme başında çekilme, kızarıklık, memede portakal kabuğu görüntüsü veya daha önce simetrik olan memelerde simetrinin bozulması gibi durumlar meme kanseri açısından şüphe uyandırıcıdır. Bunların mutlaka kanser olması gerekmiyor ancak bu belirtiler saptandığında hastanın mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. Meme kanseri ağrı yapmayabilir ancak bu bir kural değildir" dedi.

"Mamografi konusunda hastalarımızı ikna etmekte gerçekten zorlanıyoruz"

Özellikle bazı meme kanserlerinin ciddi ağrıya neden olarak meme enfeksiyonuyla karışacak şekilde karşılarına çıkabildiğini aktaran Dr. Hakseven, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu nedenle bunun da farkında olmak gerekiyor. Buradaki asıl amacımız, hastalarımızda memeyle ilgili bir farkındalık oluşturmak. Hastanın bunun meme kanseri olup olmadığını bilmesi gerekmiyor. Yeni bir şey geliştiğinde bunu fark etmesi gerekiyor. Eğer fark ederse erken tanı koyabiliriz. Erken tanı her şey demek. Çok büyük bir yanlışlık var. Mamografinin zararlı olduğu, radyasyon nedeniyle meme kanserine yol açtığı söyleniyor. Bu yanlış bir bilgi. Özellikle mamografi konusunda hastalarımızı ikna etmekte gerçekten zorlanıyoruz. Mamografi, meme kanserini henüz erken aşamalarda, hatta hücrelerin agresifleşmesinden önceki saptayabilen bir tetkiktir. Ancak hastalarımız mamografiden kaçındığında bu konuda çok zorlanıyoruz. Dolayısıyla mamografinin böyle bir zararı yok. Mamografi, basit, ucuz ve ulaşılabilir bir tanı yöntemimiz."

"Erken adet görmek ve geç menopoza girmek meme kanseri için risk faktörleridir"

Erken teşhisin çok önemli olduğunun altını çizen Dr. Hakseven, "Bugün, hatta bütün dünyada ekim ayında farkındalık etkinliklerinin düzenlenmesinin temel amacı da bunu sağlamak. Hastanın kendi memesinin farkına varması, memesini tanıması ve böylece erken tanının mümkün olmasıdır. Erken teşhis edildiğinde meme kanserini, çoğu zaman daha ağır ameliyatlara ve yoğun kemoterapilere gerek kalmadan tedavi edebiliyoruz. Bu, diğer bütün kanserlerimiz için de geçerli. Ancak geciktiğimizde yaptığımız hiçbir şey yeterli olmayabiliyor. Erken adet görmek ve geç menopoza girmek meme kanseri için risk faktörleridir. Az doğum yapmış olmak ya da hiç doğum yapmamış olmak, emzirmemiş olmak da risk faktörleri arasında yer alıyor. Bunun gibi birçok faktör sayabiliriz. Spor yapmamak, yağlı beslenmek, alkol ve sigara kullanımı da diğer kanserlerde olduğu gibi meme kanseri açısından etkili risk faktörleridir" diye konuştu.

"Her yıl yaklaşık 5 milyon yeni meme kanseri tanısı konuluyor"

Dr. Hakseven, her 8 kadından birinin meme kanseri riski altında olduğunu dikkat çekerek, "Kadınlar için bu oran yaklaşık yüzde 12 civarında. Sayılar tam olarak aklımda değil ama yanılmıyorsam her yıl yaklaşık 5 milyon yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Ciddi bir sayı var. Her kadının mutlaka kendi kendine muayene yapmasını istiyoruz. Kendi kendine muayenede ilk olarak ayna karşısında memelerde asimetri, düzensizlik veya daha önce olmayan bir çekinti olup olmadığına bakılmalı. Daha sonra dokunarak muayene yapılmalı. Bunun dışında Sağlık Bakanlığının bütün ülkede yürüttüğü tarama faaliyetleri var. Özellikle 40 yaşından sonra sağlık ocaklarında, aile sağlığı merkezlerinde ve KETEM’lerde meme kanseri taramaları yapılıyor. Kanser utanılacak bir hastalık değil. Meme utanılacak bir organ değil. Bir sıkıntı olduğunda veya farklı bir şey fark edildiğinde mutlaka utanmadan, çekinmeden hekime başvurmak gerekiyor. En nihayetinde sağlık her şeyden daha önemli. Geciktiğimizde daha önce çok kolay atlatabileceğimiz bir hastalıkla çok daha fazla zorluk yaşayabiliyoruz ya da hastalığı atlatamayabiliyoruz. Yani gecikmemek gerekiyor. Sağlığın utanması olmaz" dedi.

(MAK-RK-Y)

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.