İçeriğe geç
USD50,02EUR56,36Gram Altın6.518
KapadokyaOne
Canlı
Son Dakika
14:26Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davanın ikinci duruşmasına…14:08Esenyurt Haramidere durağında iki metrobüs, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Olay yerine ekipler sevk edildi.11:33Beşiktaş Etiler’de yanında inşaat çalışması yürütülen bir binanın girişindeki istinat duvarı çöktü23:25Fenerbahçe, Teknik Direktör Emre Belözoğlu ile anlaşıldığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.12:53Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirildi12:29Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Batarya üretimi, yapay zeka ve yan iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknoloji alanında Kore…"12:24Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet Başkanı ile görüşmemde Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı projelerin sayısının…"12:19Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "2025 Kasım ayında Türkiye Nükleer Enerji şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan…"

’’Uzun süreli reflü ve yutma güçlüğüne dikkat edilmeli’’

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş, uzun süreli reflüden özofagus kanserine kadar uzanan süreçte dikkat edilmesi gereken belirtileri anlatarak, "İlerleyici yutma güçlüğü önemli bir alarm bulgusudur. Erken değ…

KapadokyaOne2 dk okuma
Paylaş
Liv hospital vadi istanbul genel cerrahi uzmanı prof. Dr. Hasan bektaş
Liv hospital vadi istanbul genel cerrahi uzmanı prof. Dr. Hasan bektaş

Erlendirme, erken tanı için önemlidir" dedi.

Yutma güçlüğü çoğu zaman geçici bir şikâyet gibi değerlendirilse de özellikle giderek artması ve tekrarlaması, özofagus hastalıklarının önemli bir işareti olabilir. Yutma güçlüğünün her zaman ciddiye alınması gerektiğini belirten Liv Hospital Vadi İstanbul Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş, özellikle giderek artan ve tekrarlayan şikâyetlerin basit bir yakınma olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Hasan Bektaş, "Yutma güçlüğü her zaman ciddiye alınmalıdır. Özellikle giderek artıyorsa ve tekrarlıyorsa basit bir şikâyet olarak görülmemelidir. Özofagusta darlık, reflüye bağlı hasar, hareket bozuklukları ve bazı durumlarda özofagus kanseri gibi hastalıkların belirtisi olabilir" dedi.

Özellikle katı gıdaların takılması, yutarken ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, göğüs ağrısı, kusma veya kanama eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, "Unutmayın: İlerleyici yutma güçlüğü önemli bir alarm bulgusudur. Erken değerlendirme, erken tanı için önemlidir" ifadelerini kullandı.

’’Uzun süreli reflüyü yalnızca mide yanması olarak görmeyin’’

Yıllarca devam eden reflünün, mide asidinin özofagusa tekrarlayan teması sonucu kronik iltihaplanmaya ve hücresel değişikliklere yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Bektaş, bazı hastalarda bu sürecin Barrett özofagusu adı verilen özel bir değişime dönüşebileceğine dikkat çekti.

"Barrett özofagusu kanser değildir, ancak özofagus adenokanseri gelişme riskini artıran önemli bir öncü durumdur. Bu nedenle uzun süredir reflüsü olan, özellikle yutma güçlüğü, kilo kaybı veya tedaviye rağmen devam eden yakınmaları bulunan kişilerde endoskopik değerlendirme önemlidir."

Prof. Dr. Bektaş, "Reflüyü yalnızca mide yanması olarak görmemek, gerekli hastalarda düzenli takip yapmak gerekir" dedi.

’’Erken dönemde belirti vermeyebilir’’

Özofagus kanserinin erken dönemde hiç belirti vermeyebileceğini veya belirtilerin çok hafif olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Bektaş, hastaların başlangıçta lokmaların zor geçtiğini, yemek yerken takılma hissini ya da göğüs arkasındaki rahatsızlığı çoğu zaman reflü, gastrit veya yaşlanmaya bağlayabildiğini söyledi.

Özellikle giderek artan yutma güçlüğü, istemsiz kilo kaybı, yutarken ağrı, geçmeyen göğüs arkası rahatsızlık ve ses kısıklığının mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Bektaş, "Erken tanı, tedavi başarısını belirgin şekilde artırır. Bu nedenle ilerleyici yutma güçlüğü asla ihmal edilmemelidir" şeklinde konuştu.

Uygun hastalarda cerrahi önemli bir tedavi seçeneği

Özofagus kanserinde uygulanacak tedavinin hastalığın evresine göre belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Bektaş, "Erken evre özofagus kanserinde (T1a) endoskopik tedavi yapılabilir. Biraz daha ileri evrede cerrahi tedavi, hastalığın uzak organlara, lenf bezlerine yayılmamış ve ameliyatla tamamen çıkarılabilecek (T1b-T2) hastalarda tedavinin en önemli seçeneklerinden biridir. Hastalığın daha da ileri evresine göre ameliyat öncesinde kemoterapi veya kemoradyoterapi uygulanması gerekebilir" dedi.

Günümüzde minimal invaziv torakoskopik / laparoskopik ve robotik cerrahinin, daha küçük kesilerle ve yüksek hassasiyetle ameliyat yapılmasına olanak sağladığını belirten Prof. Dr. Bektaş, uygun hastalarda daha az kan kaybı, daha az ameliyat sonrası ağrı ve daha hızlı iyileşme gibi avantajlar sağlayabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Bektaş, "Amaç yalnızca tümörü çıkarmak değil, onkolojik prensiplerden ödün vermeden hastanın iyileşme sürecini de kolaylaştırmaktır" dedi.

Bu haberle ilgili gelişmeler

İlgili Haberler

Gündem'den daha fazla

Tümü

Yorumlar(0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.